Giriş

   I. Dünya Savaşında Osmanlı İmparatorluğu

   I. Dünya Savaşı Sırasında Çanakkale

   Çanakkale Boğazının Bazı Coğrafi Özellikleri

   Savaş Öncesi Türk Ordusunun Durumu

   Savaştan Önceki Durum

   Çanakkale Deniz Savaşı (18-Mart-1915)

   Nusrat Mayın Gemisi

   Ali Fuat Cebesoy .

   Binbaşı Halis Bey'in Çanakkale Raporu

   Kuzey Grubu Savaşları

   Çanakkale Cephesinde Rusya

   Çanakkale Cephesinde İngilizler

   Kara Savaşlarında Güney Cephesi

   Anzaklar

   Esat Paşa

   Hava Harekatı

   Limon Von Sanders

   Musa Kazım Karabekir

   Mustafa Fevzi Çakmak

   Mustafa Kemal ve Çanakkale Savaşları

   Üsteğmen Zahit

   Bazı Şehitliklerimiz

   Türk Edebiyatında Çanakkale Zaferi

   Ç.kale Savaşları Hakkında Değerlendirme

   Ç.kale Savaşının Dünya Üzerindeki Etkileri

   Sosyo Ekonomik ve Psikolojik Etkiler

ÜSTEĞMEN ZAHİT'İN MEKTUBU
 
Üsteğmen Zahit, ÇANAKKALE Savaşının son şehitlerindendir. Cesedini gömmeden evvel ceplerinde yapılan aramada karısına yazılmış, fakat gönderilme imkanı bulunamamış bir vasiyetname bulunmuştur. Ancak Üsteğmen Zahit'in mezarının yeri bilinememektedir. O yalnızca ÇANAKKALE Savaşı'nda can veren binlerce yiğit Türk evladıyla beraber gönüllerimizde yaşamaktadır. Üsteğmen Zahit'ten geriye kalan vasiyetnamesinin bugünkü dile çevrilmiş hali onun aziz hatırasına hürmet olmak üzere aşağıda yer almaktadır.
 
"Aziziye (Pınarbaşı) İlçesinin Kılıç Mehmet Bey Köyünden Ahmet Efendi kızı eşim Hanife Hanıma.
1. İşte bugün seferberlik ilan edildi. Ben hem kendim, hem mesleğim itibariyle tam bir asker, hem şerefli bir askerim.
2. Asker olmam nedeniyle, sevgili vatanımı savunmaya gidiyorum. Gidip gelmemek, gelip bıraktıklarımı bulmamak da olabilir. Bu gibi durumların insanlık aleminde meydana geleceği imkar olunamaz.
3. Böyle olmakla beraber şu vasiyetnameyi yazmak hemen ölmek demek değildir.
4. Ulu Tanrı ve İlahi mukadderat ben seni, seni beni tanımadığımız ve bilmediğimiz halde, uzak bir memleketten bizi birbirimize nasip etti. Allah'ın emrine ve Peygamberin kavline uygun olarak nikahımız kıyıldı. Yaşadığımız sürece geçimimizi sağlamaya çalıştım. Fakat, bizi toparlayıp bir araya getiren devletimizi harp ilan eder ve ben de Vatanım uğruna şehit olursam, Ulu Tanrı elbet ruhlarımızı birbirine kavuşturur. Vatan uğruna şehit olursam bana ne mutlu. Böyle bir hal olduğunda mevcut olan eşyam ve taşınabilir mallarımdan mihri müeccelinizi almanız için sizi vekil olarak görevlendiriyorum. Eğer bunlar yetmezse hakkınızı helal edeceğinize ve beni borçlu yatırmayacağınıza eminim.
5. Birbirimize verdiğimiz sözlerden dönmemenizi ister ve umarım. Ruhuma bir mevlit okutmak vicdanınıza kalmıştır. Kendim için başka bir şey istemiyorum. Şehitlik bana yeter.
6. Altı maddeden ibaret bu vasiyetnamemi aldığınız zaman yüksek sesle ağlamanıza razı değilim."

Bu mektubun içinde kırmızı kurdeleye bağlı bir de altın gibi sapsarı bir demet saç bulunmuştur. Bu saçlar, aziz şehit'in biricik yavrusu Nadide'ye aitti.


Em.Tümg.Hüseyin IŞIK
Silahlı Kuvvetler Dergisinin
265. sayısından alınmıştır.
(MART 1978)